Paris'in en bohem, en sanatsal ve fiziksel olarak en yüksek noktası olan Montmartre tepesinde, şehri kutsayan beyaz bir taç gibi yükselir. 1914 yılında tamamlanan bu bazilika, Roma-Bizans mimarisinin eşsiz bir örneğidir.
Sacré-Cœur'ün her zaman bembeyaz görünmesinin sebebi, yapımında kullanılan "Château-Landon" taşlarıdır. Bu taşlar yağmur yağdığında kalsit salgılar ve kendini beyazlatarak temizler. Yani Paris'in gri havasına inat, o hep beyaz kalır.
Bazilikanın hemen arkasındaki Place du Tertre (Ressamlar Meydanı), Picasso, Dali ve Van Gogh'un ayak izlerini taşır. Bugün de sokak ressamlarına portrenizi çizdirebileceğiniz canlı bir atmosfer sunar.
Tepeye çıkan dik merdivenleri yürümek istemezseniz, metro biletinizle çalışan "Füniküler"i kullanarak saniyeler içinde yukarı çıkabilirsiniz.
Gün batımından 1 saat önce merdivenlerde yerinizi alın. Paris ayaklarınızın altındayken güneşin batışını izlemek bir ritüeldir.
Hızlı Transfer Teklifi